eski şehir

2014-05-28 04:32:00

    eskimeyen şehirlerde eskitemediğimiz anılara kaldırıp kadehimizi yeniden yazsak sonu kötü biten bütün hikayelerimizi…... Devamı

hangi şiir

2013-11-15 06:27:00

  kim bilir hangi şiirde kaldı bir nefes yakınlığındaki düşler... gün hangi gündü zaman hangi boyut kaç satırdı nefret özlem kaç cümle kaç harfle yazılırdı uğruna gemiler yaktığımız aşklar... kim bilir hangi şiirdi aynı kokar sanırdık bütün erguvanlar…   25.10.2013 Devamı

anlarım hüznünü

2013-07-22 20:25:00

    Gözlerini vahşi bir atın doludizginliğinde kaçırsan da Ardında bıraktığın toz bulutundan yağar yağmur Anlarım hüznünü Görünmez izler bırakır düşüncelerinin sesi Bilirim üstelik ağlamanın içsel uçurumlardaki gizini Bilirim o uçurumların kıyısında durmak da Yamaçlarında tutunup kök salmak da Hatta o yamaçlarda çiçek olup açmak da dahildir bütün yaşanmışlıklara Sen gözlerini bir kuşkanadında saklasan da Rüzgâr getirir bana hüzünlerini Ürperir içim Bir gün bakarsın Bir akşamüstü güvertesinde Simit bekleyen martının çıkarcı çığlığında söndürüp acılarını Senden habersiz çekerim sana ait mutluluğun fotoğrafını Özgür bırakırım geçmişi anlatan cümlelerin tümünü Kimse bilmez Saklarım hüznünü… 06.03.2008/12.07.2013 ümranugan     Devamı

izlem 2

2013-05-22 17:00:00

küçük tefek şeyler yaşanıyor zamanın cetvelinde. telaşlı koşuşturmalar, ağır aksak adımlarla aynı boyutta. ne tuhaf, sevinçle hüznün birbirine bu kadar hızla karıştığı, birbirinin içinden geçip hafif bir rüzgar hissi uyandırdığı başka bir yer daha var mıdır acaba? yanımdaki güzelim yaşlı el, hiç tanımadığı o minik bebeğe dokunurken, zamanın durduğuna eminim... onlarca sebebin, “en az o kadar” farklı sonuç doğurduğuna şahitlik ettiğin bir yerde, güzel şeyler düşlemekten vazgeçmemek gerek… hep… çünkü düşlerin mutlu etme garantisi var… Devamı

göçmen kuşlar

2013-04-28 20:39:00

  Göçmen kuşların tercihi Alıp kanatlarını gitmek sıcak iklimlere Ben köklerimi saldığım yerde Baharı beklerim… Yağmurlarla… ayazla Kavuran sıcaklarla… Kucak kucağa. Göçmen kuşların bileceği iş Güneşin peşinden gitmek Ben zamanda yolcu Ben yolcuda sabır İçime seyreder… Eskirim. Göçmen kuşlar bilmez Dağların kuytusunda saklanan serçenin Aklından geçenleri Ben bilirim… Deredeki taş yosun tutar Şehirde kömür solur ciğerler İki elma çalar İki küçük el Sayısız bebek doğar Sayılı insan… ölür Ve geri döner göçmen kuşlar Ben rengârenk örtüsünde bir yamacın Tavşan olur Dağa küserim… 28.04.2013/ümranugan ... Devamı

EMEKLİ LAMBA CİNİ

2013-03-06 21:02:00

  üç dilek hakkını da ceket cebinde mi saklar insan? hem de aynı ceketin aynı cebinde… bir gün lazım olur,  şimdi ayıp olur,  dursun bir köşede diye diye yarısını geçtin ömrünün. ne bir fayda, ne sefa… onlar da gitti, başkasına yaradı sonunda… bakma öyle yüzüme şaşkın ördeğim konuşuyorsam var bir bildiğim.  şu sizin mahalledeki eskiciden bahsediyor herkes son günlerde  hani geçen yıl neyin var neyin yoksa verdiğin genç var ya, o.  duydun mu? pek değişmiş diyorlar.  sayısal loto mu ne, onu kazanmış sözüm ona ya,  bana kalırsa senin ceketin cebindeki dilekleri buldu… ah be adam..! koyulur mu hiç dilek dediğin şey ceket cebine?  hem de üçü birden… 06.03.2013/ümranugan ... Devamı

insana dair

2013-01-31 23:36:00

  Kendini “karmaşık” olarak betimlediğinde "önemli" de olduğunu zanneden insan..! Doğada hiçbir şey senin kadar kompleks değil doğru ama senin kadar çuvallayan başka bir canlı da yok. Çünkü yaşam “basit” birkaç kurala sahip ve istisnalar senin uydurman… Devamı

insanın yüzleri

2012-11-16 14:00:00

    son günlerde, insanın zamana göre değil, zamanın insana göre şekillendiğini düşünüyorum. giderek egosuna bütünüyle teslim olan, kendinden başka kimsenin görüşüne saygı duymayan, farklı olanı “hiç düşünmeden” ötekileştiren ve adeta yeni bir türe dönüşen insanın, aslında sanal dünyada yaşamaktan başka bir şansı kalmamış olabilir mi? yüz yüze, sesiyle, mimikleriyle, bedeniyle, ruhuyla, en önemlisi de hoşgörüyle yapılacak bir sohbet, yukarıdaki gerçeklerle örtüşemeyecek kadar güdük kalırken artık... bana göre, gelişen teknoloji, giderek içine kapanan ve sanallaşan insanı yönlendirmemiş, tam tersi, giderek şişirilmiş egolarıyla bir balona benzeyen insan, diğer şişkin balonlarla yan yana yürüyemez hale geldiği için içine kapanarak sınırları olmadığını düşündüğü-ki bana göre çok kısa bir süre sınırların düşündüğünden de dar olduğunu anlayacaktır- ve patlayıncaya kadar şişebildiği sanal bir dünya yaratmıştır. teknolojinin günahını mı alıyoruz ne? ne de olsa onu nasıl kullanacağına karar veren, yine insan sonuçta… bu arada olan, o yüz yüze ve cesaret isteyen iletişimi tercih eden insanlara olmuştur kanımca. çünkü onların çoğu, bir taraftan sanal bir dünyaya kısılıp kaldığını “düşündükleri” insanlara “kendilerince” yardım etmeye çalışırken, o hiç bilmedikleri sanal dünyada bir de “gerçek olmaya” çabalıyorlar…     Devamı

kazan-kazan

2012-11-02 14:25:00

    kazanmak da vardı kaybetmek de hayatta. hepsini aynı olgunlukla karşılamayı öğrenmiştik. sonra “sadece kazan” dedi zaman. kazandım demek için, kaybettiğimizi inkar ettik… Devamı

kağıttan sandallar

2012-09-09 13:16:00

  ne zaman kendi gemilerimize binip farklı limanlara sığınsak ve kırgın sözcükler yükleyip kağıttan sandallara yollasak birbirimize bir şiir eksilir içimde... ki yazılmaz bir daha istesek de aynısı…   Devamı